Yer yüzünde birkaç kilometreyi rahatça kapsayan bir telsiz, bir maden galerisinin ilk virajında sessizleşebilir. Kaya, toprak, nem, makine gürültüsü ve kıvrılan tüneller, radyo dalgalarının en sevmediği koşulların hepsini bir araya getirir. Üstelik madende iletişim bir konfor değil, doğrudan can güvenliği meselesidir: Havalandırmadaki bir değişikliği, bir göçük belirtisini ya da yaralı bir çalışanı yüzeye birkaç saniye içinde bildirmek gerekir. Bu yazıda maden telsiz sistemlerinin neden ayrı bir mühendislik konusu olduğunu, yer altında hangi altyapı seçeneklerinin kullanıldığını ve maden işletmeleri için telsiz seçerken nelere dikkat edilmesi gerektiğini adım adım anlatıyoruz.
Telsiz, sinyalini havada yayılan radyo dalgalarıyla taşır. Açık alanda bu dalgalar engelle karşılaşmadıkça uzun mesafelere gider. Yer altında ise üç temel sorun ortaya çıkar.
İlki emilimdir. Kaya ve toprak, özellikle nemli olduğunda, radyo enerjisini hızla yutar. Bu yüzden iki galeri arasındaki birkaç metrelik kaya bile sinyali neredeyse tamamen kesebilir.
İkincisi tünel geometrisidir. Düz bir tünel, belirli frekanslarda radyo dalgaları için bir boru gibi davranabilir ve sinyali bir miktar taşıyabilir. Ancak tünel kıvrıldığında, bir yan galeriye ayrıldığında ya da kesiti daraldığında sinyal hızla zayıflar. Genel bir kural olarak, tünellerde UHF bandı VHF bandına göre daha iyi yayılır; ama bu fark tek başına geniş bir maden ağını kapsamaya yetmez.
Üçüncüsü gürültü ve kalabalıktır. Kazı makineleri, konveyörler, fanlar ve pompalar yalnızca kulaklara değil, elektriksel olarak da gürültü üretir. Ses anlaşılırlığı düşer, aynı kanalı kullanan ekip sayısı arttıkça kanal tıkanır.
Bu nedenlerle yer üstünde iyi sonuç veren bir telsizin galeride de aynı performansı göstermesini beklemek gerçekçi değildir. UHF ve VHF bantlarının genel davranışını merak edenler için UHF ve VHF telsizler arasındaki farklar yazımız iyi bir başlangıçtır.
Madencilik sektöründe iletişim son yıllarda ciddi bir dönüşüm geçiriyor ve bu dönüşüm sektörün önemli trendlerinden biri hâline geldi. Eskiden haberleşme, belirli noktalara sabitlenmiş telefonlar ve yüzeyle sınırlı telsizlerden ibaretti. Bugün ise üç gelişme tabloyu değiştiriyor.
Birincisi, iş sağlığı ve güvenliği beklentileri yükseldi. Maden işyerlerine özel iş sağlığı ve güvenliği düzenlemeleri, acil durum planlarını, kaçış yollarını ve haberleşme imkânlarını çok daha ayrıntılı ele alıyor. İşletmeler, “olay anında kime, nasıl ulaşırım?” sorusuna belgelenmiş bir cevap vermek zorunda.
İkincisi, maden sahası dijitalleşiyor. Gaz ölçüm sensörleri, havalandırma kontrolü, makine takip sistemleri ve kişi takip çözümleri aynı altyapı üzerinden veri taşımak istiyor. Haberleşme altyapısı artık yalnızca ses için değil, veri için de kuruluyor.
Üçüncüsü, dijital telsiz teknolojileri olgunlaştı. Dijital telsizler gürültülü ortamda daha temiz ses, daha fazla kanal kapasitesi, acil çağrı önceliği ve hareketsizlik alarmı gibi özellikleri tek cihazda sunuyor. Dijital ve analog yapı arasındaki farkları dijital ve analog telsiz arasındaki farklar yazımızda ayrıntılı karşılaştırdık.
Yer altında güvenilir haberleşmenin sırrı, yalnızca doğru telsizi seçmek değil, sinyali galerinin içine taşıyacak doğru altyapıyı kurmaktır. Bu altyapı, madenin büyüklüğüne, galeri yapısına, ilerleme hızına ve bütçeye göre farklı biçimlerde tasarlanır.
Maden ve tünel haberleşmesinde en yaygın kullanılan çözüm “sızdıran kablo” ya da “radyasyonlu kablo” olarak bilinen sistemdir. Bu özel kablo, galeri boyunca tavan ya da duvara döşenir. Dış kılıfındaki açıklıklar sayesinde kablo, tüm uzunluğu boyunca bir anten gibi davranarak sinyali çevreye yayar ve çevredeki telsizlerden gelen sinyali toplar. Böylece telsiz, kablonun bulunduğu her noktada yüzeydeki merkezle konuşabilir.
Kablo uzadıkça sinyal zayıfladığı için belirli aralıklarla hat yükselteçleri kullanılır. Ana galerilerin yanında yan galerilere ve çalışma aynalarına da kol hatları çekilir. Bu sistemin en güçlü yanı öngörülebilir olmasıdır: Kablo nereye gidiyorsa kapsama oraya gider. Zayıf yanı ise kablonun bir noktada hasar görmesi durumunda o noktadan sonraki kapsamanın etkilenebilmesidir; bu yüzden yedekli tasarım ve düzenli kontrol şarttır. Tüneller için kurduğumuz benzer altyapıları tünel telsiz haberleşme sistemleri sayfamızda inceleyebilirsiniz.
Galeri yapısının görece düzenli olduğu, ancak uzun mesafelerin kapsanması gereken madenlerde röle (aktarıcı) tabanlı çözümler kullanılır. Röle, zayıf sinyali alır ve güçlendirerek yeniden yayar. Yer altına yerleştirilen röleler, fiber ya da bakır hatlarla birbirine ve yüzeydeki merkeze bağlanır. Dağıtık anten sistemlerinde ise tek bir merkezden gelen sinyal, galerinin farklı noktalarına yerleştirilmiş antenlerle dağıtılır. Rölenin temel çalışma mantığını telsiz rölesi nedir yazımızda anlattık; madenler gibi geniş ve parçalı sahalar için bu yapıların planlanması RF telsiz altyapı sistemleri kapsamında ele alınır.
Sürekli ilerleyen, galeri yapısı sık değişen madenlerde sabit kablo hattını her gün uzatmak pratik olmayabilir. Bu tür sahalarda, birbirine kablosuz olarak bağlanan düğüm noktalarından oluşan ağ tabanlı (mesh) yapılar kullanılabilir. Düğümlerden biri devre dışı kalırsa sinyal başka bir yoldan dolaşarak yüzeye ulaşır. Uygulamada birçok maden hibrit bir yapı tercih eder: Ana taşıma galerilerinde sızdıran kablo ya da fiber omurga, ilerleyen aynalarda ise taşınabilir röle ya da mesh düğümleri.
Madenin haberleşmesi yalnızca galeriden ibaret değildir. Açık ocak sahaları, kırma-eleme tesisleri, döküm sahaları, kantar, idari bina ve yükleme noktaları da aynı sisteme bağlanmalıdır. Açık ocaklarda geniş bir alanı kapsamak için yüksek noktalara yerleştirilen röleler ve geniş alan telsiz haberleşme sistemleri kullanılır.
Birbirinden uzak birden fazla saha işleten maden şirketleri için bas konuş telsizler önemli bir tamamlayıcıdır. SIM kartla mobil şebeke üzerinden çalışan bu cihazlar, örneğin farklı illerdeki iki ocak, cevher taşıyan kamyon şoförleri ve genel müdürlük arasında tek tuşla konuşmayı mümkün kılar. Elbette bas konuş cihazları mobil şebekenin olmadığı yer altı galerileri için değil, yüzeydeki lojistik ve koordinasyon için düşünülmelidir. Sistem tasarımı hakkında daha fazla bilgi için bas konuş telsiz sistemleri sayfamıza, cihazların çalışma mantığı için SIM kartlı hatlı telsiz nedir yazımıza bakabilirsiniz.
Vardiya amirliği, kontrol odası ve maden kurtarma istasyonu gibi sabit noktalarda ise masaüstü telsizler kullanılır. Bu cihazlar daha güçlü antenlerle çalışır ve tüm saha trafiğinin izlendiği merkezi oluşturur. Bu cihaz tipini sabit telsiz nedir yazımızda tanıttık.
Altyapı ne kadar iyi kurulursa kurulsun, sahadaki çalışanın elindeki cihaz yanlış seçilirse sistem amacına ulaşmaz. Madende kullanılacak telsiz, sıradan bir endüstriyel telsizden daha fazlasını karşılamalıdır.
Kömür madenlerinde metan gazı (grizu) ve kömür tozu, patlayıcı ortam riskini beraberinde getirir. Bu nedenle bu tür madenlerde kullanılan telsizlerin patlayıcı ortam için belgelendirilmiş olması gerekir. ATEX düzenlemesinde yer altı madenleri için ayrı bir ekipman grubu vardır: Grup I. Bu grupta iki kategori bulunur. M1 kategorisindeki cihazlar, patlayıcı ortam oluştuğunda bile çalışmaya devam edebilecek en yüksek koruma seviyesine sahiptir. M2 kategorisindeki cihazlar ise patlayıcı ortam algılandığında enerjisi kesilmesi öngörülen ekipmanlar içindir.
Yüzey tesislerinde kullanılan Grup II etiketli bir telsiz, otomatik olarak grizu riski olan bir galeri için uygun sayılmaz. Etiket üzerindeki “I” ve “M1/M2” ifadelerine dikkat etmek gerekir. Maden işletmenizin ihtiyacına uygun belgeli cihazları ATEX telsizler sayfamızda, patlama korumasının genel mantığını ise exproof telsiz nedir ve telsizde ex-proof özelliği yazılarımızda bulabilirsiniz. Benzer riskli ortamlarda sistem tasarımının nasıl yapıldığına dair bir örnek için tersanede telsiz kullanımı ve ATEX sistem tasarımı yazımız da faydalı olacaktır.
Metal madenleri gibi grizu riski taşımayan sahalarda ise ATEX zorunluluğu aynı biçimde geçerli olmayabilir; ancak patlayıcı madde depoları, yakıt ikmal noktaları ve kimyasal kullanılan cevher hazırlama tesisleri için ayrıca risk değerlendirmesi yapılmalıdır.
Maden işletmesi için telsiz teklifi değerlendirirken şu başlıkları mutlaka kontrol edin:
Madende telsizi kullanılabilir kılan şey çoğu zaman aksesuarlardır. Kask uyumlu kulaklıklar, gürültü önleyici başlıklar ve omuz tipi hoparlörlü mikrofonlar, çalışanın elini serbest bırakarak güvenliği artırır. Gürültülü ortamlarda iletişimin nasıl güçlendirileceğini gürültüde net iletişim için telsizler yazımızda, kulaklık seçimini ise mikrofonlu telsiz kulaklığı nedir yazımızda anlattık.
Burada kritik kural şudur: Patlama korumalı bir telsizle yalnızca aynı belge kapsamındaki aksesuar ve bataryalar kullanılır. Belgesiz bir kulaklık ya da başka bir modelden alınmış batarya, cihazın korumasını geçersiz kılar. Onaylı aksesuar seçeneklerini telsiz aksesuarları sayfamızda bulabilirsiniz. Batarya tipleri ve doğru kullanım için telsiz batarya çeşitleri nelerdir yazımız yol gösterici olacaktır. Batarya şarjı ve değişimi her zaman patlayıcı ortamın dışında, lamba odası ya da şarj istasyonu gibi belirlenmiş noktalarda yapılmalıdır.
Yer üstünde konum bilgisi çoğu zaman GPS ile kolayca alınır. Yer altında ise uydu sinyali ulaşmadığı için bu yöntem çalışmaz. Bu nedenle maden işletmeleri, galeri içindeki belirli noktalara yerleştirilen okuyucular, işaretçiler ya da altyapıya bağlı konum modülleri gibi farklı çözümlere yönelir. Çalışan bir okuyucunun yanından geçtiğinde sistem, kişinin hangi bölgede olduğunu kaydeder. Bu bilgi, vardiya başında ve sonunda kimin yer altında olduğunu görmek, acil bir durumda arama ekiplerini doğru noktaya yönlendirmek ve tahliye sırasında eksik kişiyi hızla tespit etmek için hayati önem taşır.
Telsiz altyapısı planlanırken konum ve kişi takibi ihtiyacının da baştan konuşulması önerilir. Aynı kablo ya da fiber omurga, hem ses hem de konum verisini taşıyabilir; bu da ileride ikinci bir altyapı kurma maliyetini ortadan kaldırır. Hareketsizlik alarmı olan bir telsizle birleştiğinde, düşen ya da bilincini kaybeden bir çalışanın hem alarmı hem de yaklaşık konumu kontrol odasına ulaşır.
Yer üstünde kullandığımız telsizler galeride işe yarar mı? Altyapı yoksa çoğu zaman yalnızca birkaç yüz metre ve düz galeride işe yarar. Kesintisiz iletişim için sinyali galeriye taşıyan bir sistem gerekir.
Sızdıran kablo mu, röle mi daha iyi? Sabit ve uzun ana galerilerde sızdıran kablo öngörülebilir kapsama sağlar; sık değişen çalışma aynalarında taşınabilir röleler ve ağ tabanlı düğümler daha esnektir. Çoğu madende ikisinin birlikte kullanıldığı hibrit yapı en sağlıklı sonucu verir.
Bas konuş cihazlarını yer altında kullanabilir miyiz? Mobil şebeke galeriye ulaşmadığı sürece hayır. Bu cihazlar yüzeydeki lojistik ve sahalar arası koordinasyon için idealdir.
Maden telsiz sistemi bir kez kurulup unutulacak bir yapı değildir. Galeriler ilerledikçe kapsama alanı genişletilmeli, yeni çalışma aynaları sisteme eklenmeli ve acil durum tatbikatlarında iletişim mutlaka test edilmelidir. Başarılı bir proje genellikle şu sırayla ilerler: saha keşfi ve galeri haritası üzerinden kapsama analizi, altyapı türünün seçimi, frekans planlaması, cihaz ve aksesuar seçimi, kurulum, kapsama testleri ve ekip eğitimi.
Profesyonel bantta çalışan telsiz sistemleri için BTK’dan frekans tahsisi alınması gerekir. Frekans planını ve lisans sürecini OKTH frekans lisanslama hizmeti kapsamında birlikte yürütebiliriz. Sistem kurulduktan sonra cihazların düzenli kontrolü, hasarlı olanların hemen sahadan çekilmesi ve onarımın orijinal parçayla yetkili serviste yapılması şarttır; özellikle patlama korumalı cihazlarda yetkisiz onarım, belgenin geçerliliğini ortadan kaldırabilir. Bu süreç için telsiz teknik servis ve bakım onarım hizmeti sayfamıza göz atabilirsiniz.
Son olarak, yer altı haberleşmesi acil durum planının ayrılmaz bir parçası olarak düşünülmelidir. Elektrik kesintisinde altyapının ne kadar süre çalışacağı, yedek güç kaynakları, alternatif haberleşme yolları ve kaçış güzergâhlarındaki kapsama önceden belirlenmelidir. Acil durumlarda telsizin rolünü acil durumlarda telsizlerin önemi yazımızda daha geniş bir çerçevede ele aldık. Yüzeydeki standart ekipler için ise profesyonel telsizler sayfamızdaki dayanıklı modeller, yer altındaki sistemle aynı kanal planında çalışacak biçimde seçilebilir.
Madende güvenilir haberleşme; doğru altyapı, belgeli cihaz, onaylı aksesuar, iyi bir frekans planı ve düzenli bakımın birlikte çalışmasıyla mümkündür. Bu parçalardan biri eksik kaldığında, sistem en çok ihtiyaç duyulduğu anda yetersiz kalabilir. Bu yüzden maden telsiz sistemlerini sahayı yerinde inceleyen, galeri yapısını anlayan ve uzun vadeli büyümeyi hesaba katan bir proje yaklaşımıyla kurmak gerekir. Telsiz projelendirme ve danışmanlık hizmetimiz tam olarak bu ihtiyaç için tasarlandı.
Marmara İletişim Telsiz Sistemleri, 1985’ten bu yana profesyonel telsiz satış ve servis alanındaki deneyimiyle maden işletmelerine saha keşfinden kapsama analizine, sızdıran kablo ve röle altyapısından patlama korumalı telsiz ve onaylı aksesuar tedarikine, OKTH frekans lisanslamadan BTK yetki belgeli ve TSE 13100 standardında teknik servise kadar uçtan uca destek sunar. ABELL ve ZETCOM’un Türkiye distribütörü olarak, MIL askeri standartlarına ve IP54–IP67 dayanıklılığa sahip ürünlerle yer altında ve yer üstünde kesintisiz bir haberleşme altyapısı kurmak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.